Dredg - Album incelemesi

Posted 10 months ago at 5:50. 0 comments

son album the pariah, the parrot, the delusion‘ı 3 gündür dinliyorum ve artık bir review yazmanın vakti geldi. baÅŸucundan leitmotif albumunu ayırmayan bi insan olarak yeni albumun de progresif yapılı olması beklentisi içindeydim. ancak dredg özellikle cwa albumunden beri o çizgiden ayrıldı. çok garip bu adamlar. tersine progresif geliÅŸme yaÅŸadılar. en progresif albumden en standart kalıplara doÄŸru geçtiler. bu aradıkları ÅŸeyin müzikal biÅŸey olmadığını gösteriyor bence. lirikal konsept mi acaba aradıkları? lakin sözlere de biraz dikkat ettim, edebi anlamda süper sözler deÄŸil ama oldukça düz ve anlamını direk ifade eden sözler olmuÅŸ yanılmıyorsam. aslında genel anlamda dredg yine de progresif bir grup, her albumde bir “progress” yapabiliyorlar. ancak ÅŸu anda maksimum noktaya gelip düz bir amerikan rock grubuna dönüştüler.

lakin, album yine de kötü bi album değil. bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, taş gibi bi sound var olm burda. adamlar gerçekten çok ama çok uğraşmışlar. katman katman örmüşler albumu. dinlemesi çok zevkli harika bir album olmuş.

herÅŸeye raÄŸmen ben hala bu adamlardan lirikal ve müzikal olarak konsept bi album bekliyordum (yine beklenti ÅŸeyine geldim). mesela leitmotif’de ruhundaki hastalığı tedavi etmek için yolculuÄŸa çıkan bi adamın hikayesi vardı. kasıyoduk movementlardan anlam çıkartcaz diye. yeni albumde de “stamp of origin”ler var albumun milestone’ları olarak. bu arada bu albumde de inceden bir konsept durumu olabilir diye düşünüyorum çünkü ÅŸarkıların anlattıkları ÅŸeylerde benzerlikler var, ve anlatım tarzında bazen kendi aÄŸzından bazen de üçüncü tekil ÅŸahıs üzerinden anlatıyor (he woke up next to her gibi).

öhöm, şimdi şarkılara bakalım:

pariah: din uÄŸruna yapılan saçmalıkları eleÅŸtiriyor amcalar. bu ÅŸarkı grubun dinsel mevzulardaki tavrını da ortaya koyuyor bence. ben de katılıyorum. umarım bu “aldatmaca” karşısında insanlardan daha çok ses çıkar:

life is really the only and last gift we’ve all received
some waste it in the name of something you can’t see

müzikal olarak da tatmin edici bir giriş şarkısı. nedense a perfect circle tadı alıyorum bu şarkıda

drunk slide:enstrumental, nedense bu ÅŸarkıda da “count the bodies like sheeps …” ÅŸarkısının tadını alıyorum. acaip güzel sound. ses sonda daha da güzelleÅŸiyo.

ireland: bu ÅŸarkıyı ilk youtubeda dinleyince umarım albume koymazlar demiÅŸtim. lakin güzel bir kayıtla süper bir hale gelmiÅŸ. el cielo tadı var. özellikle 1:30 dan sonrası ÅŸahane. hatta albumun en iyi ÅŸarkılarından biri. sözleri çok enteresan. doÄŸduÄŸu yerden ayrılmak istemeyen, dışarda keÅŸfedilecek biÅŸeyin olmadığını savunan bir adamın hikayesi. teslimiyet durumu var. albumun ilerlerindeki “i don’t know” ile ilginç bi ÅŸekilde benzerliÄŸi var bence. orada da bir teslim olma durumu var. neyse oraya gelince bakarız.

stamp of origin: pessimistic: kısa ÅŸarkılardan biri. sanırım albumun karamsar bölümünden çıkışı temsil ediyor bilmiyorum. bu kısa ÅŸarkılar pink floyd the wall’daki gibi bi hava vermiÅŸ ÅŸukela olmuÅŸ.

lightswitch: karamsar bölüm derken, aydınlığa giden yol bu ÅŸarkıdan geçiyor olmalı. baÅŸtaki vokaller distortionlu tam anlayamıyorum ama özellikle nakaratdaki bölümü baz alırsam, “sensiz ölürüm yavrum” temalı bir aÅŸk ÅŸarkısı. ancak gayet güzel. “kazansam da kaybetsem de, tek ihtiyacım olan ÅŸey sensin, körlüğümün içinde tek gördüğüm sensin”. simultane çevirince olmuyo tabi. düzenleme de tam yerinde olmuÅŸ. ne eksik ne fazla. ilginç biÅŸey, bu ÅŸarkının giriÅŸi bana triangle’ı andırıyor. 2:26 dan sonrası süper bi de.

gathering pabbles: bu ÅŸarkının sonuna 1 ya da 2 kez gelebildim. rezalet bi ÅŸarkı. davullar desen drum machine gibi. yazıktır günahtır ya. sonunda mp3′ünü silip rahatlıycam.

information: ilk single’mış bu galiba. tam bi dredg ÅŸarkısı. klasik bir rock ÅŸarkısından daha fazlasını vadetmiyor. ama kötü de deÄŸil. caw içinde bir ÅŸarkı olabilirdi bu.  sözlere çok dikkat etmedim ama “yalarım bebeem” tadında olduÄŸunu sanıyorum.

stamp of origin: ocean meets the boy: yine bir milestone.

saviour: albumun ilk dikkat çeken ve en farklı ÅŸeyleri yaptıkları ÅŸarkısı. özellikle synth midir nedir. drew’in çaldığı tuÅŸlu aygıt. çok güzel olmuÅŸ. ama düzenleme olsun beste olsun klasik bi rock ÅŸarkısından fazla biÅŸey deÄŸil (yine). ortaları ÅŸahane.

R U O K: albumu ilk dinlediğimde fovorim olan 2 şarkıdan biri. enstrumental. drunk slide gibi biraz. ben dredh in bu halini seviyorum işte.

i don’t know: bu ÅŸarkının sözleri enteresan. benim gibi agnostic bi insan için ayrıca dikkate deÄŸer olmuÅŸ. ben bilmiyorum ama sen de bilmiyorsun diyo. ama benim düşüncemden biraz farklı bu ÅŸarkı. bu daha çok “strong agnostisizm”, yani hiç bi zaman bilemeyeceÄŸiz gibi biÅŸey söylüyo. ama ben daha çok ÅŸu anda bilmiyoruz, ama bi gün anlayabiliriz diyorum. ancak ilginç sözler var. “strength in duality” (yin-yang?). aslında bu ÅŸarkının söylemeye çalıştığı ÅŸeyi seviyorum. anlamaya çalışmaktansa, ÅŸimdiyi gör, hayatı kucakla gibi ÅŸeyler. ki toolda buna benzer ÅŸeyler söylüyordu. ayrıca bence de “there is a strength in duality”.

long days and vague clues: dredg vakti zamanında fanları için bir “hazine avı” yapmıştı. kazanana da çeÅŸitli hediyeler verecekti. çeÅŸitli noktalara bulmacalar koydular. bulmacayı çözünce diÄŸer noktalara ipucu çıkıyormuÅŸ. neyse bu bulmacayı çözene drew’in çizdiÄŸi bir tablo ve yeni albumde bir ÅŸarkıya isim koyma hakkı tanıdılar. evet kazananın koyduÄŸu isim bu. oysa ben son bulmacayı gördüm. bir puzzle var. çözünce bir yazı çıkıyor. şöyle biÅŸey “tebrikler, zor muydu? beni ÅŸu numaradan ara”. puzzle’ın bir parçası da eksikti. ben olsam ÅŸarkı ismi olarak “the missing part” derdim. hem “cannot find the other half” olayına da gönderme olurdu. peh.
bu arada şarkı süper.

quotes: albumun en iyi ÅŸarkısı. inceden porcupine tree tadı alıyorum. özellikle nakaratta metronom deÄŸiÅŸikliÄŸi süper olmuÅŸ. bir de sanırım dredg’den böyle ÅŸarkılar bekliyorum ben. özellikle 3:45 den sonrası harika. dinlemeye doyamıyorum, evet.

down to the cellar: en fazla leitmotif albumunu andıran şarkı. tek kelimeyle muhteşem. gitar performansları falan. aman diyim.

No Replies

Feel free to leave a reply using the form below!


Leave a Reply