RSS

Terminal Bash Renkleri

0 Comments | This entry was posted on Jul 16 2010

Mac bilgisayarımda command prompt rekleri olarak aşağıdaki olayı kullanıyorum

export PS1="[\e[0;32m\]\W\e[m]\[\e[0;31m\] > \e[m\]"

Directory renklendirmesi içinse ~/.bash_profile dosyası içine

export CLICOLOR=1

export LSCOLORS=gxBxhxDxfxhxhxhxhxcxcx

iş yerinde ise “ubuntu” kullanıyorum. oradaki renk kodlarımı ise sonra yazıcam. evet evdeyim şu anda

finder da cut seçeneği

0 Comments | This entry was posted on Mar 09 2010

malesef disabled edilmiş halde. madem cut olayını implement ediyorsun niye disable olarak sunuyorsun sayın apple. eminim bu gerzekçe olayın da bi açıklaması vardır. ama bu olayı düzeltmenin kolay yolu aşağıdakini terminale yazmak.

defaults write com.apple.finder AllowCutForItems 1

manga – we could be the same

1 Comment | This entry was posted on Mar 07 2010

yeni eurovision şarkımız. beğendim. oldukça güzel. sözler iyi. müzik iyi. performans da iyi olursa harika olur. kişisel olarak bu müzikle işim olmaz. lakin eurovision için iyi bi seçim olmuş. zaten saçma sapan bi yarışma. en azından mesaj veren bi şarkımız var.

izlemek için: link

pin up – üretim hatası

0 Comments | This entry was posted on Feb 28 2010

pin up’la zeytinli festivalinde tanışmıştım. sezen aksunun muhteşem bi cover’ına imza atarak bizi mestetmişlerdi. groove gitarlar ve ağır vokal. sahne performansları da oldukça iyiydi.

lakin geçen gün rock fm de son şarkılarını dinledim. üretim hatası. kesinlikle beklediğim şey değil. ayşe hatundan hallice. 16 yaş hatun sözleri. bu grup sanki daha iyi gibiydi. bu mudur? üzüldüm valla. türkiyeden bi kittie çıkacak gibi geliyodu bana.

bi de vokalist sanki daha güzeldi. az önce youtube da videolarını izledim. sok bi tarafına kısımları radyoda dıtlanmıştı. buradan orjinalini dinledim neyseki.

veda

0 Comments | This entry was posted on Feb 28 2010

Burada genellikle hoşlanmadığım filmleri yazdığımı farkettim. bu şuna benziyor: bi ürünü aldıktan sonra beğenirseniz bişey yapmazsınız ama beğenmezseniz gider şikayet edersiniz.

Veda filmi de yine bi beklentiyle girilen filmlerden biriydi. Beklenti var çünkü Atatürk’ün hayatını anlatıyor film. Görüntü yönetmenliğine diyeceğim birşey yok. Gerçekten çok ii görüntüler vardı. Lakin film Atatürk’ün tutkusunu ve heyecanını yansıtmaktan çok uzak kaldı. belgeselden hallice, kopuk kopuk sahneler, Atatürk olayları uzaktan izleyen adam havasında. yok arkadaş hala ii bi Atatürk filmimiz yok.

İskoçyanın William Wallace’ı için çekilen Cesur Yürek misal, gerçekten harika bi film. sinemadan çıktığımda dizlerim titremişti. Atatürk için de bu kalitede, hatta daha da kaliteli filmler çekilmesi gerekiyor. Çünkü çok daha iyisini hak ediyor. Bir de zırt pırt bu filmler çekilip vizyona girerse artık sıkıntı verecek. Mart ayında bi Atatürk filmi daha gelecekmiş. Allaşkına destansı bi film çekin artık. Kurtuluş savaşından büyük bi destan var mı yahu

Php Configure command doesnot work on mac osx with intel arch

0 Comments | This entry was posted on Feb 24 2010

I have wanted to run my php extensions that I’ve wrote earlier in a linux machine on mac os x snow leopard, but the intel architecture came with the snow leopard does not allow me to that. Basically my extensions are written in 32 bit but my development environment is in 64bits now. By the way I am using Zend Server CE for now.

Normally you should build php for your new extension by running the following commands

phpize
./configure (add some configuration parameters here)
make

But it won’t help and gives an error like this:

mach-o, but wrong architecture in Unknown on line 0

The solution is to add some extra build parameters before the configuration command:

MACOSX_DEPLOYMENT_TARGET=10.6 CFLAGS=’-O3 -fno-common -arch i386 -arch x86_64′ LDFLAGS=’-O3 -arch i386 -arch x86_64′ CXXFLAGS=’-O3 -fno-common -arch i386 -arch x86_64′ ./configure

Then you’re ready to go.

Elif Melikoğlu Yeni Blog

0 Comments | This entry was posted on Feb 17 2010

Açtı kendine. Çok da şık oldu. Kıskandım valla. Terzi kendi söküğünü dikemezmiş. Ben de ne zamandır düzenleyeceğim dediğim blog’umu bir türlü düzenlemedim ve artık vazgeçtim bile diyebilirim. Ablamın blogunu yaklaşık 10 dakikada açmamız (toplamda yarım saati geçti sanırım) sebebiyle ben de gaza gelerek temamı değiştirdim. Şimdilik bu kalsın. Daha sonra yine değiştireceğim (ben bu filmi görmüştüm).

Şu anki tema tam sevdiğim gibi minimalistik ancak solda menu olmaması biraz kötü aslında. Site ziyaretçisini yönlendirmiyor. Lakin yazılara konsantre olmamızı sağlıyor. Buraya bir çözüm getireceğim işallah.

Edit: Blog adresini yazmayı unutmuşum. http://www.elifmelikoglu.com

Yapi Kredi Usability Problemleri

0 Comments | This entry was posted on Feb 11 2010

İnternet bankacılığında tartışmasız en rezil banka yapı kredi. Az önce annemin kredi kartı hesabına 10 TL yatırmak için işlem yapmayı denedim. Başka kredi kartına ödeme menusunden kredi kartı no’su ve ücreti yazdım. Sistem uyarı verdi: “Geçerli bir kredi kartı numarası giriniz”. Sadece rakamdan oluşan (boşluk olmayan) bir şekilde girmiştim kart numarasını.

Sonra 4 hanelik rakamlar ve 1 boşlukdan oluşan şekilde girdim (5454 5454 5454 5454). Yine kabul etmedi. “Geçersiz kredi kartı numarası”. Çıldırdım tabi. Ne yapacağımı bilemedim. Ne bir yardım, ne açıklama bölümü var. Yardımda alakasız şeyler anlatılıyor.

Sonunda 444 0 444 hattını aradım. O kadar uzun sürüyor ki müşteri temsilcisini düşürmek. 2-3 dakika sonra tekrar bir deneme daha yaptım. O anda aklıma boşluk yerine tire koymak geldi (5454-5454-5454-5454). Ve ta taa. İşlemi kabul etti. Bu şekilde yazmak gerekiyormuş. Peki içime doğmasa nasıl bunu bilebilirdim. Ben değil de bilgisayarı zor kullanan insanlar bunu nasıl yapacak.

Neyse bununla da bitmiyor. Ödeme yap butonuna tıkladım. Onay sms’i gelecek. Geldi. SMS de “xxx kullanıcısına yapacağınız 1,000.00 TL tutarındaki ödemenin şifresi xxx” yazıyor. Yine çıldırdım. Tutar kısmına 10.00 TL yazmıştım. Bunun yazılım ekibindekilerin ufak bir hatası olduğuna eminim. Ama hesabımdan 1000 lira çekmemeleri için işlemi iptal ettim. Tekrar girdim. Bu sefer 10TL yazdım. Ve işe yaradı. Ama bir daha bu bankaya girmemeye de yemin ettim

Iphone’u 3G modem olarak kullanmak

0 Comments | This entry was posted on Jan 28 2010

mümkündür. az önce quiknet bağlantım kesildiğinde aklıma geldi bunu denemek.

olay çok basit: menuden SETTINGS -> GENERAL -> NETWORKS altında “Internet Tethering” i Aktive ediyoruz. Sadece usb mi yoksa bluetooth ile de bağlanmak istiyor musun diye soruyor. ben usb den bağlanmayı tercih ettim ama kablosuz bağlantı için bluetooth da çok kullanışlı bence.

sıra geldi bilgisayarı ayarlamaya. ben mac kullandığım için olay inanılmaz basit oldu. iphone u taktığım anda network bağlantısı bulundu açayım mı dedi. aç dedim ve bağlandı :) ayarları kontrol etmek isterseniz system preferences altından network bölümünde ayarlar mevcut.

şu an bu yazıyı iphone 3G üzerinden yazıyorum. 3G olmasaydı Edge üzerinden de bağlanabilirdim ama Edge oldukça yavaş bi bağlantı. dial up günlerine döndürüyo insanı. 3G üzerinden yaptığım ilk hız testi sonucu ise şudur:

iphone ile 3G hız testi

iphone ile 3G hız testi

sonuç olarak 3G modem için, iphone’unuz varsa, vodafone un falan verdiği usb modemlere ihtiyacınız yok.

Şebnem Ferah – Benim Adım Orman

0 Comments | This entry was posted on Jan 07 2010

isimli albumu çıkmış. az önce serkan biladerim sayesinde edindim. şebocuğum kusura bakma rapidshare den indirdim. lakin diğer bütün albumlerini (hemen hemen) satın almıştım.

bu album enteresan olmuş. onca zaman sonra tabi ki beklenti acaip oluyor. benim ilk dinleyişim sonunda “artık kısa cümleler kuruyorum” tadında daha çok edebi anlamda değerli bi album gibi geldi. tabi ki belirli çıtanın üstünde olmuş ama sanırım ben daha bu album için çok gencim. çok dingin ağır şarkılar var. ben şebonun can kırıkları ya da kelimeler yetse’deki isyankar ve üzgün halini seviyorum. sanıyorum şimdi isyankar hali gitmiş sadece üzgün bir de kabullenmiş versiyonu kalmış.

bu arada metin türkcan’ın tüm albumu harmonik yaparak çalmasını beklerdim. arada normal notalara basmış. hayal kırıklığı içindeyim.

her şeye rağmen, istiklal caddesi kadar, merhaba ve benim adım orman çok güzel şarkılar.

ama sanırım albumu satın almıcam.

edit: yalnız da süper şarkı. mahalle de ümit vaadediyor.

Mac için Svn client

0 Comments | This entry was posted on Jan 04 2010

2 gün önce leopard’dan snow leopard’a geçtim. svn repositorylerini eclipse ya da netbeans gibi bi IDE içinden yönetmeyi sevmiyorum. ide’ler genellikle hantal olduğu için bir de svn ile ağırlaştırmayayım diyorum. ayrıca bir çok farklı proje için farklı ideler kullandığım için, bağımsız bir svn client’ı kullanmak istiyorum. ayrıca komut satırını da diff olayı zor olduğu için kullanmıyorum.

leopard kullanıyorken windows’daki muhteşem program tortoise svn e benzeyen (ama onun yarısı kadar güçlü olmayan) ScpPlugin kullanıyordum. bir svn tool’undan istediğim temel şeyleri karşılıyordu. hızlıca update edeyim ve commit edeyim o kadar. ancak malesef scpplugin snow leopard da çalışmıyor. bunu öğrenince de hummalı bir svn client arayışına girdim.

svn client dan en büyük beklentim bedava olması (tercihen open source) olması idi. dolayısıyla ilk bulduğum program svnx oldu. bu enteresan bir program. kullanımı sezgisel değil. bir süre nasıl commit edileceğini falan bulamadım. daha sonra birşeylere tıklayınca başka pencereler açılmaya başladı. benim için gui çok önemli değil. lakin commit edeceğim dosyaları seçtirmemesi/exclude ettirmemesi yüzünden bu programdan vazgeçtim.

2. denediğim program zigversion oldu. ticari kullanımı ücretli ama ev kullanıcıları için bedava lisans veriyorlar. sitesindeki video özelliklerini gayet iyi anlatıyor. commit ederken tüm dosyaları hızlıca diff edebilmek müthiş bir özellik. aynı şekilde değişiklik yapılmış dosyaların bir önceki revision ile karşılaştırılabilmesi de güzel bir özellik.

zigversion son zamanlarda gördüğüm en iyi svn client diyebilirim. ama kötü özellikleri de var. öncelikle commit (check in) edilecek dosyaları hariç (exclude) ederken üzerine sağ tıklayıp ignore demek gerekiyor. bu çok güzel bir özellik ama herbirinin yanında bir checkbox olsaydı çok daha iyi olurdu. diğer bir kötü özellik (bir önceki kötü değil eksik özellikdi aslında) ise programı açtığımızda önümüze çıkan ilk penceredeki “add/import existing working copy” özelliğinin iyi çalışmaması. malesef bende bu özellik çalışmadı. sıfırdan checkout yapıp önceki değiştirdiğim dosyaları elimle yeni working copy ye taşımam gerekti.

sonuç olarak zigversion da karar kıldım. eğer düzgün bir svn client bulamasaydım şu aralar fovori idem olan netbeans in svn client ını kullanacaktım. olmadı eclipse in svn client ı gayet kullanışlı gözüküyor. ancak zigversion biraz daha geliştirilirse ve bedava olmaya (ev kullanıcıları için) devam ederse benim tek tercihim olacak gibi gözüküyor. hatta tortoise svn den bile kullanışlı diyebilirim.

hallelujah